« Önceki | Sonraki »

Yengeç hassas, ikizler sıkılgan


Su grubu hassas ve duygusal, hava grubu sıkılgan, toprak grubu sabit fikirli... Her burcun kendi grubuna has bir özelliği olduğunu biliyor musunuz?

SU GRUBU                  

Ortak özellikleri içinde en önemlisi  duygusallıktır. Hassas, çabuk değişen, içe dönük kimselerdir.                                                               

 YENGEÇ - AKREP -BALIK                                                                                      
Bir de, doğal ihtiyaçları ağır basar. Yani yemeye, içmeye, 
rahat etmeye, sekse düşkündürler. Susmayı da pek başaramazlar.

Duygularını kontrol edememe ve haksızlığa uğradıklarını düşünmeleri yüzünden öfkeli ve kırıcı olurlar. Küsme, somurtma ve kıskançlıkları vardır.

Merhametli ve yardımsever olurlar. Başkalarının ihtiyaçlarını hisseder ve yardım ederler. Sezgi yönleri çok kuvvetlidir. Mistik, felsefi, dini konulara yatkındırlar. Akıl ve mantıktan ziyade hayal dünyalarının zenginliği, sezgileri ve hissettikleri doğrultusunda yaşarlar.

HAVA GRUBU                                                                                                                

Burçlarının ortak özelliği havai olmalarıdır. Bir konuya çabuk adapte olur ama çabuk bıkar ve bırakırlar                                                                                                                           

 İKİZLER - TERAZİ -KOVA                                
Sabır gösteremezler, sahiplenmeye niyetli değilseler anlamaya bile zahmet etmezler. İstikrarsızdırlar, çok sık karar değiştirirler. Bu özellikleri yüzünden, yalancı olduklarını düşünenler olabilir.        

Her şeye, her konuya açıktırlar ama çabuk bıkarlar. Bu yüzden hedefe ulaşmaları zor olur.                      

Çok yönlüdürler, parlak ve pratik bir zekaya sahiptirler. Çok hareketlidirler. Ne zaman, nerede, ne yapacaklarını takip etmek çok zordur. Asla bıraktığınız yerde durmazlar. Orijinallik ve yaratıcılıkta çok başarılıdırlar. Dışa dönüktürler. Bencil olmayıp, etraflarını düşünen ve onlara faydalı olabilen kimselerdir.

TOPRAK GRUBU 

Şartlanmalar alışkanlıklar ve maddecilik birinci planda gelir. Son derece sabit fikirli olup, yeniliklere kapalıdırlar. Riskler ve ani değişikliklerden hoşlanmazlar.

 BOĞA - BAŞAK - OĞLAK

Paraya bağlı, çok hesaplıdırlar. Hareketleri, düşünmeleri, karar vermeleri, konuşmaları ağırdır.

İyice emin olmadan harekete geçmezler. Mantıklı, disiplinli ve düzenli davranırlar. Son derece mütevazidirler, gösteriş yapmazlar, Pratik ve güvenli hareket ederler. Yalandan, sululuk ve iki yüzlülükten hoşlanmazlar. Arzu ve istekleri genellikle maddi plandadır.

Çok konuşmazlar, laubalilik istemezler. Yeni bir şeye adapte olmada, yapmada zorlanırlar; ama bir kere akıllarına yatıp bağlanırlarsa da artık ondan kolay kolay sapmaz, geri dönmezler.

ATEŞ GRUBU

Ateş yapısının en önemli özelliği benlik duygusunun çok kuvvetli olmasıdır. Kendileri daima birinci plandadır.

KOÇ - ASLAN - YAY     

 Canlarının istediğine sahip olmak, akıllarına esen her şeyi hemen yapmak isterler. Beklemeye tahammülleri yoktur. Kendilerini çok beğenirler, özgüvenleri fazladır ve daima çevrelerine hükmetmek isterler.

Dünyanın kendi eksenleri etrafında döndüğüne inanırlar. Başkalarının onlara gıpta ettiğini düşünürler. Daima zirveye taliptirler ikinci adam olmak istemezler. Yaratıcı, cömert, sıcak ve çekicidirler. Hayat enerjileri, yaşama sevincim çoktur. Devamlı aktif olmak, hayatı dolu dolu yaşamak, sevgiyi hissetmek isterler. Yalnız kalırlar ve terk edilirlerse dünyaları başlarına yıkılır, çok mutsuz olurlar.

Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/astroloji/11869974.asp?gid=219

Neyran NEYSE

Yorum (0) Yorum yaz!

Obama öldürülecek, kıyamet kopacak !

Ünlü káhin Leland Freeborn: Obama öldürülecek, kıyamet kopacak.

Peygamber olduğunu ilan eden ünlü Amerikalı Mormon káhin Leland Freeborn, ABD başkanı seçilen Barack Obama’nın yemin etmeden önce öldürüleceğini ve ardından da Rusya’nın nükleer saldırısıyla ’kıyametin kopacağını’ iddia etti.

ABD’de kehanetleriyle ünlü ve "Parowan Peygamberi" olarak tanınan Leland Freeborn, 44. Başkan seçilen Barack Obama’nın yemin etmeden önce ya öldürüleceğini ya da yaralanacağını ve ardından da hem isyanların çıkacağını hem de Rusya’nın nükleer saldırıda bulunacağını iddia etti.

Kehanetlerde bulunmayı bir kariyer haline getiren Leland Freeborn, müritlerine, "Bu Noel’de tam bir kıyamete hazır olun" çağrısında bulundu. Freeborn, daha önce de Obama’nın başkanlık koltuğuna oturamayacağını öne sürmüştü. "Los Angeles Times" gazetesinin haberine göre, Freeborn, Barack Obama’nın yeminden önce ya öldürüleceğini ya da yaralanacağını savundu. Buna göre, Obama’ya yönelik saldırıdan sonra isyanlar çıkacak.

Kehanetlerini sürdüren Leland Freeborn, Rusya’nın bu durumdan yararlanmaya çalışacağını ve ABD’ye nükleer saldırıda bulunacağını iddia etti. Bu kıyamet saldırı ise 100 milyon Amerikalı’nın ölümüne yol açacak.

"Parowan Peygamberi" Rusya ABD’ye nükleer bomba yağdırırken kendisinin Wal-Mart’ta alışverişte olacağını da söyledi.

Freeborn, bu kehanetlerini sürekli yayıyor.

Papa rahatlattı: Kıyamet yakın değil

KATOLİK dünyasının ruhani lideri Papa 16. Benedikt Noel arifesinde ki Pazar ayininde Dünyanın sonunun yakın bir gelecekte olmadığını öne sürdü. Tanrının ne zaman ebedi kıyameti getireceğini kimsenin bilemeyeceğini söyleyen Papa bunun için hep tetikte olmaya ve beklemeye gerek bulunmadığını, en doğru hareketin Tanrıya sevgi ile yakınlaşmak olduğunu söyledi. Hoşgörü, insan sevgisi ve inançla dünyanın sonunun geleceğini düşünmekten arınmanın gerektiğini de belirten Papa 16. Benedikt Katoliklerin sık sık ve özellikle kutsal Noel’de kiliseye gidip dua etmelerini önerdi.

Kaynak:
http://www.veteknoloji.com/obama-oldurulecek-kiyamet-kopacak--10714-.html

Yorum (0) Yorum yaz!

Astorlogların hemfikir oldukları kehanet

Avustralyalı ünlü astrolog Bernadette Brady, ABD Başkan adaylarının burçlarını yorumladı ve kehanetini açıkladı.


Eğitim semineri vermek üzere astrolog Hakan Kırkoğlu'nun davetiyle İstanbul'a gelen Avustralyalı astrolog Bernadette Brady, ABD başkan adaylarının burç ve yıldız haritalarına bakarak olasılıkları değerlendirdi.

ABD başkanlık seçimlerinin her dört yılda bir Kasım'da yapıldığını hatırlatan Brady, "Barack Obama'nın seçimi kazanma olasılığı yüzde 95. Obama'nın haritasına bakınca iktidarı elinde tutacağı gözüküyor. Yani 2012'de tekrar başkan seçilecek. 2016'da ise Obama başkanlığı devredecek, fakat yeniden demokratlar kazanacak" diye konuştu. 
Bernadette Brady

Astrologların hemfikir oldukları nokta

ABD'de yarın yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde astroloji dünyasında Obama'nın başkanlığına neredeyse kesin gözüyle bakıldığını belirten astroloji Oscar'ı sayılan Regulus ödülünün sahibi Bernadette Brady, "Adaylar belirlendikten sonra dünyadaki astrologların hemfikir olduğu nokta Obama'nın başkan olacağıydı. Çünkü yıldızları yorumladığınızda olasılıkları görebiliyorsunuz" dedi.

Obama aslan, McCain başak burcu

Aslan burcu olan Obama'nın uzlaşmacı olduğunu ve daha doğru kararlar verebileceğini belirten Bernadette Brady, "Başak burcu olan John McCain'e karşı Obama daha doğru bir seçim olacak" diye konuştu.

İstanbul Dedeman Otel'de düzenlenen "Görsel Astroloji-Sabit Yıldızlar, Zor transitlerle gelen değişimi nasıl ele alabiliriz?" seminerinde astroloji meraklılarına yıldızları yorumlamayı anlatan Bernadette Brady'e astrolog Darrelyn Gunzburg da eşlik etti.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/10271752.asp?gid=229&sz=96238

Yorum (0) Yorum yaz!

Büyü gerçekten var mı?

Büyü gerçekten var mı, nasıl yapılır, tarihçesi ve bilinmeyenlerini okuyacaksınız.

Günümüzün büyücüleri olan psikiyatrlar ve ruhsal danışmanların yaptıkları şey, geçmişin kabile büyücülerinin yaptıklarından pek farklı de­ğildir. Ama aradaki fark resmiyettir yani kurumsallıktır. Büyü do­ğası gere­ği bunu yapamamakta ve saklanmayı tercih etmektedir. Bu yazıda büyünün yakın tarihçesini, antropolojik yapısını ve günümüzdeki dönüşümünü okuyacaksınız.

Tarihte büyünün ve büyücülerin en popüler olduğu dönem Fransız Devrimi ile beraber giyotinlerin işlemeye başladığı dönemdir. Devrim, her yeri kana bulamasına rağmen, büyücülere dokunmadı aksine etkilerini arttırdı. İnlü Alliette, halka Kabbala dersleri veriyordu, Mm Lenormand Devrim kahramanlarının geleceklerini söylüyordu; Danton, Desmoulins, Marat, Saint Just ve hatta Robespierre bile onun önüne oturup geleceklerini dinlediler. Büyücülerin etkisi sonraki yıllarda da sürdü. incekilerin tümü, giyotinin bıçağı ile tanışmışardı, yerlerine gelenler Directoire Liderleri ve İmparatorluk temsilcileriydiler. Napolyon, fazla ilgili değildi ama Mm Lenormand´ın Malmaison Köşkü´ne gelip İmparatoriçe Josephine´in geleceğini okumasına ses çıkarmıyordu. Mm Lenormand, İmparatoriçe´ye boşanacağını haber verdi. Büyücüler için Napolyon´da Sokrates gibi bir şeytandı. Kırmızı giysiler giyerek Tuileries Sarayı´nın koridorlarında dolaşırken korku saçıyordu. Eski Roma İmparatorları gibiydi, kendi büyüsüne inanıyor ve herkesi mahkum ediyordu. Doktoru Fabre d´Olivet´in antik Mısır rahiplerinin metodlarını öğrenmesi istiyordu, işin garibi d´Olivet´in karısının durugörü yeteneği vardı ve karı-koca Pythagoras´ın antik dinini uyandırmaya çalışıyorlardı. d´Olivet, sonunda tanrıları için yaptığı sunağın ayaklarının dibinde yaşamını yitirdi.

Büyücüler evreni

Batı dünyasında doğaüstü olduğunu söyleyen kişilikler yani büyücüler uzun yıllar yaşamaya devam ettiler. Büyücüler, çalışmalarına hiç ara vermeden geleceğe doğru ilerliyorlardı. 19. Yüzyıl´da kahinler ve Maji antik bilgelik çizgisinde sürüyordu. Napolyon´un subaylarından Hoene Wronski Pythagorean matematiğini, Kabbala´ya uygulamaya çalışırken, Düşünür ve sosyolog Charles Fourier bir tür majikal toplum kurmaya çalışıyordu. 1814 yılında, çok çekici bir kadın olan Madam d´Eldir, doğu kökenli ayinler yapan bir grup kurmuştu. İngiltere´de büyücü Judas İscariot ile buluşan Notre Dame Kilisesi rahibi William Oegger tamamiyle okültizm ile ilgileniyordu. Bir sanatçı olan Alphonse Cahagnet, kehanetlerini Papa Pius IX´a yollamıştı. Baron Du Potet, hipnotik yeteneklerini büyüye borçlu olduğuna inanıyordu. Paris, St. Sulpicius Okulu´nun eski dekanı Eliphas Levi, antik okkült doktrinleri yeniden canlandırdı amacı bilimle inancı birleştirmekti. Louis Lucas transandantal fizik ve kimya ile ilgiliydi. Baron Guldenstubbe, ünlü ölülerin ruhlarını uyandırmaya çalışıyor; Plato, Sezar, Germanicus ve Abelard´ın ruhlarını çağırmaya uğraşıyor, onların imzalarını atıyor ve düşüncelerini onların eliyle yazdığını söylüyordu. Albert Poisson tıbbi kariyerini Simya uğruna feda etti. St. Yves d´Alveydre, sayılar, renkler, harfler, gezegenler ve kokular arasında ilişkiye dayanan bir sistem geliştirdi ve 1909´da da patentini aldı. Madam Helena P. Blavatsky ve Annie Besant ezoterik çalışmaları ve kehanetleriyle dünyayı etkilediler. Stanislas de Guaita, Oswald Wirth ve Gerard Encausse, Eliphas Levi´nin çalışmalarını sürdürdüler.

Bizim yüzyılımızda büyü

Pozitif bilim çağının başlaması, büyünün gücünü kırmadı. Birçok insan okült yöntemleri kullanarak, bilinmeyen güçleri aradılar, elektrik bunun bir örneğiydi ve hala gizemi çözülmüş değil. Yüzyıl´ın başında majikal fenomenler, fotoğrafı çekilen hayaletler, karanlık salonlarda medyomların çevresinde elele tutuşarak ruhları bekleyenler. Birçok kişi levitasyon olaylarına tanık oldu, tanıklar hiçbir mekanik hile olmadan havaya yükselen insanları ve cisimleri izlediler. Masa celselerindeki ses darbeleri, ektoplazmalar, durugörüler, hayaletli evler araştırıldı, soruşturuldu. Bazılarına inanıldı ve okült realite keşfedildi. Birçok kişi kuşkuluydu ama reddedilemeyen olaylar vardı ve açıklanamıyordu. Bugün de hala böyle hatta antik inançlara duyulan ilgi ve örgütlenme yüzyılın ilk yarısına göre çok daha büyük oranlarda ve de sürüyor.

Büyünün bilimsel gerçekliği

Hegel, büyünün tüm zamanlar boyunca toplumun her kesiminde varolduğunu böyler. Okült tarih incelendiğinde, Antik Dünya´da belli bir yere oturmadığı görülür. Büyü, güçlü etkisini insan zekası üzerinde daima gösterdi hatta insanlık üzerindeki etkileri çeşitli bilimciler tarafından tartışıldı. Eusebe Salverte, 1809´da "Essay" adlı kitasında büyüye saygı ile bakıyor ama buna karşın antik toplumlardaki büyücülerin belli hileleri kullandığını yazıyordu. Bilim, araçlar kullanarak sonuçları arıyor ve özgür insan doğanın yanlış gözlemlenmesinden doğan batıl inançlardan kurtulmak istiyordu. Yüzyılın sonunda antropolog Sir James Frazer, benzer bir fikirle ortaya çıktı. Büyü gerçek değildi, Frazer büyünün gerçekliğini reddederken, yararlı sonuçları olduğunu söylerken, sosyal ve bilimsel gelişmele temel olduğunu vurguluyordu. Modern antropolojide Hubert ve Mauss gibi uzmanlara göre, ilkel büyücüler sahtekardılar fakat onları izleyenler kendilerinin doğaüstü güçlerle donatılmış olduğuna inandılar ve genel bir destek gördüler. Modern psikolojinin ışığında, bu kuram binlerce yıldan beri doğanın gerçek bilgisini kasıtlı olarak gizleme ve bir azınlık tarafından kullanma fikrinden daha fazla kabul görmektedir. Psikolog Jean Piaget, her insanın altı veya yedi yaşlarına kadar inançların ve alışkanlıkların paylaşıldığı, uzak geçmişin etkilerinin süregeldiği modern bir ilkelliğin geçerli olduğu bir büyü dünyasında yaşadığını öne sürer.

Peri masalları gerçektir

Büyü hala çok popüler ve yaygındır. Aramızdan bazıları tüm yaşamlarını ve inançlarının tamamını özgür büyü ideolojine bağlamaktadır. Bronislaw Malinowski; "Bu herkesin istediği bir şeydir, rutinlikten ve doğallıktan kaçmak demektir..." diyor ve ekliyor.; "Birçok insan için dünya sıkıcı katı ve sınırlıdır ve de cesarete ihtiyaç vardır. Hatta, kötü zamanlardaki kaçınılmaz nedensellik zincirine karşı isyan edilir, doğaüstünün ödülü şans ve iyi talihtir." Toplumumuzdaki astrologlar, falcılar, büyücüler ve medyumlar başarılıdırlar ya da en azından Antik Roma dönemindeki kadar geçerlidirler. Mistik ve ezoterik tarikatlar, onların kitapçılardan taşan yayınları gittikçe artmaktadır. Büyü günümüzde, bilimsel düşüncenin ardına saklanmaktadır. Uygarlıklar inançlarıyla biraber kaybolurlar. Ama insanların arzuları sabittir ve ne olursa olsun kendilerine uygun olanı isterler, bu ebedidir ve bu yüzden de yeni doğan dogmalara ve tüm nedenlere sık sık karşı çıkarlar. Bir peri masalında büyücü fakir bir adama kağıt yemesini emreder. Böylece sihirli mağaradaki kendi hazinesine ulaşacaktır. Cesaret ve sağlık düşmanların yenilmesi için yeterlidir, seçkin krallar güzel prenseslerle evlenirler. Bütün peri masalları insanın arzularını simgeler ve arzunun bir şekilde mucizevi olarak gerçekleşeceğini anlatırlar.

İyinin ve kötünün paradoksu

Köyün büyücüsünden gerçek bir moral istenir, bunu gerçekleştirmek için büyücü operasyonlar yapar; törenler oluşturur. Herkes bunların etkili olacağını bilir ama daha önce neden karanlık düşünceler içinde olduklarını unuturlar. Batının üst düzey büyüden etkilendiği ve ürettiği düşünceler en iyileridirler. Doğa araştırmacıları yüzyıllardan beri antik flizofların ve büyünün patikalarını çiğnediler. Büyüsel bilgeliğin ardında dünyasal uyumun saklandığına inandılar. Batı dinleri sonunda şunları itiraf ettiler; inançlara temelde isyan edilmişti ve dinsel beklentiler çatlak bir evreni oluşturuyordu. Dünyasal maddeyi ve baştan çıkmayı reddeden inananların tek kazancı sadece ölümden sonraki mutluluktu. Antik büyü sistemleri uyumsuzdur, tam anlamıyla varoluş, iyilik, kötülük, ölüm, yaşam, görünür ve görünmeyen şeyleri kapsamazlar. Herşey, herşeyi kapsar ve herşey birdir. Doğaüstü denen şey, dünyasal oluşumun dışında değildir her objeyi etkiler. İyinin ve kötünün kaynağı aynıdır ve aynı yasalar geçerlidir. Büyü evreni dev bir çarktır ve ekseninde insan vardır. İnsan hareket ettiğinde veya birşey oynadığında dünya saati durur. Bu tanımlama gerçek bir büyücüyü tanımlamaz. «ünkü herşey kendi içinde uyumlu değildir ama büyücü bunun üstündedir. O dünyasal mekanizmayı idrak etmeye uğraşır, bilge büyücü, gizemin içine girdiğine, maddeyi hareket ettirdiğine, doğaüstü güçlerle yani melekler ve elemental doğa ruhlarıyla ilişkiye girdiğine inanır.

Kabileden, modern psikolojiye

En saf halinde Hıristiyan büyücülüğünün, bilgi aracılığı ile ilahiyattan ayrıldığı görülür. Burada büyücünün yaptıkları mutluluktan ayrılır, ilahiyatta mutluluk burada değildir, sonradır ama büyücü için mutluluk burada yani dünyadadır. Bu tür büyü, mistisizme çok yakındır ve bilimsel araştırmaları uyarır çünkü ilahi düşüncenin bir parçasıdır ve varoluş bilgisinin anlamı doğanın soruşturulmasıdır. Orta «ağlar´dan beri tabanı etkileyen kör edici inançlar çok beceriksizdiler ve hatalı araştırmalar sık sık tekrarlanınca, bilgelerin "gerçek şeyler" veya maddenin değeriyle ilgili değerini öğretisi kayboldu. "History of Magic and Experimental Science" adlı kitabında Thorndike, bunun ilgiç örneklerini verir. Gerçek bilgelik, kaybolmuş yerine kör dinsel inançlara dayanan cehalet ve sahtekarlık gelmiştir. Büyü, deneysel ortamda uyarıcıdır ve geniş anlamda deneyseldir sadece dinlerle ilgili değildir ama Antik «ağ´da böyle değildi. Antik bilgeler uçuk görüntüler içinde, ilkel büyü gelenekleriyle beraber makro-dinsel sistemlere kendi uygarlık anlayışlarının içinde uyum sağladılar. İnancın sınır ötesi şiddet gerektirir ama felsefenin kıvılcımları veya transandantal doktrinler inancı terbiye ettiler, burada büyünün yeri ve etkisi çok önemliydi. Ve eğer çok eskiye giden yolu izlersek, ilkel insana ulaşırız ve burada büyüye inanma nedenlerimiz ve gözlemlerimiz boşa çıkar. İlk büyücüler, kabile üyelerine iyilik ediyorlar ve onların korkularını gideriyorlardı. Bugün birçok kişi aynı şeyi, ruhsal danışmanların ve psikiyatrların önüne yatarak yapıyorlar. Bunun anlamı insanların endişelerini ve gerilimlerini güvenceli bir ortamda gidermektir ve eskilerde bir büyücünün yaptığı da buydu.

Ve de büyünün kaderi

Büyü operasyonları bir disiplin gerektirir, güncel yaşamdaki baskılara ve düşmanlıklara karşı insan kendine izin vermeli ve doğaüstü güçlerle düzenli bir ilişki kurmalıdır. İnsanın gerçek büyüden sağlayacağı yarar veya ödül kendi yarattığı sonuçtur ve bu sonuç onun yaşamındaki amaçların bütünüdür. Elbette ki, büyücünün gücü kötü amaçlara da yönelebilir ama yöneten yasa aynıdır yani iyi ve kötü farklı değildir ama yıkıcı amaçlara muhakkak gem vurmak gerekir. Burada büyü, doğal değildir yıkıcıdır, her toplum ve onların liderleri çeşitli şekillerde yok olurlar. Yıkıcı büyü eninde sonunda kendi kaynağını da yok eder, bunun psikolojideki anlamı negatif düşüncelerin yoğunlaşması sonucunda büyücünün işlerinin ve yaşadığı ortamın muhakkak bozulacağıdır. Bu bir yasadır ve etki, benzer etkileri getirir. Büyü düşünceyi uyarır, insanı korkularından kurtarır, dünyayı kontrol etme gücünü takviye eder ve geliştirir. Düşünceyi ama daha da önemlisi hayal gücünü keskinleştirir ve daha yüksek başarıların rüyalarından uyanmamızı engeller. Ama hepsi budur, büyünün doğaötesi yönleri ve uygulamaları gelecek sayılarımızda yer alacak. Fakat unutmayın ki, gerçek bir büyücü ile karşılaşmanız, konuşabilmeniz ve ondan yararlanmanız lotoyu kazanmanızla eş değerdedir. Ama şuna dikkat edebilirsiniz, dinsel inançları kullanan ve dejenere eden bir büyücü size arzuladığınız yararları sağlayamayacaktır.

Kaynak:
http://www.hurriyet.com.tr/astroloji/8646470.asp?gid=219&sz=88271

Yorum (0) Yorum yaz!

Burcunuza uygun makam dinleyin

Her burcun bir müzik makamının olduğu, insanların burçlarına uygun makamı dinlemesi durumunda ruhsal açıdan rahatlayacağı, hastaysa ise iyileşmeye önemli katkı sağlayacağı öne sürüldü.



Konya'da düzenlenen 1. Uluslararası Tıp Tarihi Kongresi'ne katılan Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Nizami Ebediyat Enstitüsünden Dr. Firudin Gurbansoy,  insanların yaratılışlarına göre teni ile yere, ruhu ile evrene bağlı olduğunu söyledi.

Evrende insana yakın olan 7 gezegen ve 12 burcun ruhu doğrudan etkilediğini ileri süren Gurbansoy, ruhta olan değişimlerin vücutta da fiziki anlamda kendini göstereceğini, bu yüzden uzun yıllardır genellikle ten tedavisinin bitkilerle, ruh tedavisinin ise müzikle yapıldığını bildirdi.
Müziğin insanın ruhunu etkileyen, onu çeşitli hallere sokan iyi bir tedavi aracı olduğunu vurgulayan Gurbansoy, fiziki tedavilerde de iyi sonuç alınması için zaman zaman müzikli tedaviye ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.

Yapılan araştırmalarda her burcun bir makamının olduğunun belirlendiğini dile getiren Gurbansoy, burçlara göre makamları şöyle sıraladı:
“Koç: Rast
Boğa:
Irak
İkizler ve Yengeç: İsfahan
Yengeç: Zirefkend
Aslan: Büzürk
Başak ve Terazi: Zengule
Terazi: Rehavi
Akrep ve Kova: Hüseyni
Yay: Hicaz
Oğlak: Nihavend
Kova ve Oğlak: Neva
Balık: Uşşak”
Gurbansoy, insanların burcuna göre uygun makamı dinlemesinin onun ruhsal tedavisine iyi geldiğini savunarak, şöyle devam etti:
“Burca göre makamlar, kişiyi ruhsal açıdan iyileştiriyor. Kişi, hastaysa makamlar tedavide önemli rol oynuyor. Türk toplulukları, tarihler boyunca hastalıklarda müziği tedavi amaçlı kullandı. Bu alanda ciddi araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Gezegenlerin hareketleri, ayın hilal şeklinden kaybolmasına kadar geçen 28 gündeki değişimler gibi birçok etkenin tedavide kullanıldığı biliniyor.”

Kaynak:
http://www.hurriyet.com.tr/astroloji/9031869.asp?gid=219&sz=34183

Yorum (0) Yorum yaz!

Çay falınıza bakın

Çayınızı demleyin ve sonra falınıza bakın Antik Çin Falı´na hoş geldiniz.

Çay Falı çok çok eski, yaklaşık 5.000 yıllık bir kehanet metodudur. Aslında çay falı, kahve falı tarzındadır yani sezgiye dayanır. Önemli olan şekillerden anlam çıkarmaktır. Okuyucu yani falcı, boş çay fincanını alarak dipte kalan çay yaprakçıklarından anlamlar çıkarır ama dikkat edilmesi gereken şey, fal çayının poşet çayı olmayacağı ve de süzgeçten geçirilmemesidir. Çünkü yüzen yaprakçıklar yorumlanacaktır. Bu doğrultuda hazırlanmış yani demlenmiş bir çayı içtikten sonra, fincanın kenarlarında kalan çayların şekilleri de yorumlanacaktır. Size aşağıda bazı olası şekillerin anlamlarını veriyoruz; çay yaprakçıklarının fincanın kenarında birikmesi kehanetin daha çabuk gerçekleşeceği anlamındadır. Yaprakçıkların fincanın dibine doğru veya dibinde olması kehanetin daha uzun zamanda gerçekleşeceği anlamındadır. Yedi uçlu yıldız, her konumda iyi şansın simgesidir. Yıldızın uçlarının kırık olması, bazı umutların kırılması anlamına gelir veya daha çay içilmeden önce çayın üzerinde yıldız şekli varsa, bu da isteğe ulaşmak için sabırlı olunması anlamındadır. Şimdi bazı şekillerin yorumunu görelim:

Bıçak: Ayrılık ve çekişmeler.

Ay: Coşkulu ve heyecanlı bir aşk olayı.

Mektup: Yapraklar yüzüyor ve küçükse, bir maddi kazanç olabilir. Sabit duruyorsa, büyükse bir aşk mektubu gelebilir.

Eldiven: Bir davette farklı bir düşünce ile karşılaşılabilir. Yapraklar sabit duruyorsa çözümlenmesi gereken bir haklılık veya haksızlık olayı vardır. Eğer fincanın kenarına yapışmışsa, iyi şans gelmektedir.

Kalp: Samimi, dokunaklı bir etki altındasınız. Eğer çay yaprakları kenarda ve bir halka şeklindeyse bir evlilik haberi gelebilir.

Anahtar: Yeni projelerin haberi; Önemli bir değişiklik olabilir.

Yelpaze: Kapanmış bir şekildeyse, bir veya iki flört haberi, yelpaze açıksa bir kıskançlıktan korunulmalıdır. Sadece tek ve belirgin bir yelpaze varsa, bir toplantı olabilir.

Elma: İsteğin olumlu yönde gelişmesi, insana benzeyen bir şekille beraber veya yakınsa yakın birisinin yardımı gelecektir.

Kafes: Hastalık ve şanssızlık; kenara yakınsa yolculuklarda dikkatli olmalısınız. Sabit duruyorsa, aile ve para konularında canınız sıkılabilir.

DEVAMI İÇİN TIKLAYIN...

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/astroloji/7058059.asp?gid=219&sz=34183

Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki | Sonraki »